ümit's profile˙·٠٠•● uMiT’in YeRi ●•٠٠...PhotosBlogListsMore ![]() | Help |
|
13 March BU GECE UYUYAMAZSIN SENBu gece uyuyamazsın sen! Çetin bir sızı sarar odanı, sen şimdi ağlarsın da... Umutsuzca akıtırsın göz yaşlarını. Radyonu açmış şiirler dinliyorsun, elinde kalem... Kadere sitem ederek yalnızlığına dizeler arıyorsun şarkımızı söyleyerek... Bu gece üşüyeceksin biraz anılar gelip seni vuracak, üzüleceksin. Isınmak için güneşi bekle bazı geceler soğuk eserim ben, bilirsin. Gece sana emanet... Bu şehri bir kez daha terk ediyorum, gelemediğin bir yer vardı hani İşte oraya. Yine gurbete düştü yolum... Ve bu gece seni uyku tutmaz Biliyorum.... Okan Savcı 09 March KİRPİLER GİBİ...Eski zamanların dondurucu bir kışından bütün hayvanlar çok etkilenmiş,büyük kayıplar vermişler. Ama en çok kayıp veren kirpilermiş.Çünkü onların pek çok hayvan gibi kalın kürkleri yok, kendilerini sıcak tutması zor olan dikenleri var.Bu durumdan en az zararla kurtulmak için kirpiler meclisi toplanmış,çözüm aramaya başlamış.Tartışa tartışa,nihayet gece olunca tüm kirpilerin bir araya toplanmasına, birbirlerine yakın durarak geceyi geçirmelerine karar verilmiş.Böylece kirpiler birbirlerinin vücut sıcaklığından yararlanacak,aralarındaki hava tedavülünü önleyerek donmaktan kurtulacaklarmış. İlk geceki deneyimlerinde bunun işe yaradığını görmüşler.Ama başka bir problem çıkmış ortaya.Üşüyen kirpiler birbirlerine fazla yaklaştıklarından yaralanmalar gerçekleşmiş.Daha sonraki gece yaralanma korkusundan birbirlerinden uzak durmuşlar ama bu seferde donmalar meydana gelmiş.Ne var ki, her gece kah uzaklaşa kah yakınlaşa, deneye yanıla birbirlerinin vücut sıcaklığından yararlanacak kadar yakın,ancak birbirlerini incitmeyecek kadar uzak durmayı öğrenmişler. Kısaca ; Bizim de uzun dikenlerimiz var.Bunlar hayata karşı filtrelerimiz. Bazen faydalı,bazen de zararlı.Çoğu zaman,kimseleri yaklaştırmıyoruz yanımıza. Filtrelerimizden elemeden kimseleri sokmuyoruz özel dünyamıza.Ne var ki, sıcaklık ancak yakınlaşmakla mümkün. Birbirini incitmeyecek kadar uzak,hayatın soğuk zamanlarında üşümeyecek kadar da yakın olmayı öğrenmeliyiz. Aynen kirpiler gibi... mavi öle diyoriçim acıyor...tam iki ay olacak nerdeyse ve benim için kanıyor, elim defalarca telefona gitse de tüm asaletini yitirirken kimliğim, ilkelerim, benliğim zar zor toparlıyorum dağılmış beni. içim üşüyor...sarılmak ona tüm sıcaklığını hissetmek hayali iyice zayıflatıyor beni. mutsuzum... ne gülüyorum eskisi gibi, ne de mutluyum diyebiliyorum kendime, sen ve sensiz ben geliyorda aklıma olmayan biz, olmayan bizsiz bir gün geliyor da aklıma susuyorum... içim ağlıyor...bana uzak, mavi sonsuzluğunun soğuk ayazı vuruyor yüzüme de özgürlüğünü kıskanıyorum. bir bulutla sana esmek, bir dalgayla kulağına fısıldamak, bir çocuk sevinciyle sana gelmek istiyorum da imkansız biliyorum, bildikçe, hissettikçe, bu umutsuzlukla seni seviyorum...sen bilmesen de, sen anlamadın diyen sen anlamasanda, boşver desemde boşveremiyorum işte, seni özlüyorum... içim tükeniyor... herşeyden el çekmek hevesindeyim bu aralar, gücüm bitiyor, sana harcıyorum günlerimin tüm aklı başında saatlerini de saatler yetmiyor bana.Gel desem bilirim gelmezsin, bilirim sevdiğini sen de benim gibi söyleyemezsin, halbu ki o kadar güzel olurdu ki...ama o zaman biz bu kadar büyük olurmuyduk... içim hüzün dolu, sen dolu, sensizlik dolu, bensiz senlerle sensiz benlerle dolu ve sürekli ağlıyo sen diye sürekli sessiz çığlıkları mavilikleri deliyo İstanbul ayazlarında "o"nu seviyorsun diye... gel desem birilim gelmezsin, dalgalar, rüzgar ve mavi öyle diyor. belki bir gün...Once hayalini sevdim. Soguk kis geceleri kapima dayanan davetsiz misafir gibi uykularimi bolen o hayali. Saclari uzundu, boyu gibi. Rengi siyaha kaciyordu, teni gibi. Hazanin bittigini mujdeleyen gozleri vardi, bahar gibi. Daha sonra bircok seyi de onunla beraber sevdigimi anladim. Islandigim yagmurlari, onu bekledigim banklari, kiz yurdunun kaldirimlarini, hayati , kendimi... Bir ihtimali bekliyordum. Umitlerimse sevda yokusunda. Belki bir sokak ortasinda, tas kaldirimlarda; belki bir cay bahcesinde karsilasma ihtimalini. Bekliyordum, beklenense bekledigimden habersizce.. . Iste karsimdaydi. Saclari yine teni gibi esmer ve gozleri yine bahardi. Cok rahatti, sanki kirk yillik ahbaptik. Ama gozlerinde bir urkeklik vardi hep. Bana bir handeyle bakti, taniyor gibiydi. Biliyordum, gozlerimiz ayni dili konusuyor ve susmak ilk kez bu kadar anlamli oluyordu. Fincandaki cayindan son bir yudum aldi, kalkti, agir adimlarla kapiya yoneldi. Tam cikarken arkasina donup huzunle bakti. Sonra bir sis bulutu gibi yavasca kayboldu. Ben bir hayali sevmistim. O hayal sen oldun. Ben seni sevdim, simdi de sen hayal oldun. Ve simdi ben. Yuregimin colunde, gozlerinin feriyle bir hayalin ayak izlerini suruyorum. Avuclarimda pusulam olan yuregin ve dilime dolanan bir sarkiyla belki bir gun diyorum. Belki bir gun beni anlar... aranan dostNe zaman firari ve uçuk birisini görsem kahkahasının ardına gizlenir acılarının doyumsuzluğu. Hani elinden bir şey gelmeyen soğuk bir çığlık sabah ayazında uyanır ya yaşama. Bir düş sersemliği üzerinde kesilir ya solukları. İşte soframda öylesine bir sen. Otur baş ucuma serseri mayınım Sesine sokulurduk söylemlerine yaklaşırdık bir adım daha soluk soluğa. Düşlerindeki anlatımlarının izini sürerdik. Rüyalarını biriktirirdik yarınlara Kırk göz kaynak suyu berraklığı olurdu gelecek. Tutuklu yanın kalırdı geride. Bir canın bizim yaşamımıza siper bir canın göz kulak olurdu. Şiirinden kan damlıyor kara. Nar kırmızısına dönüyor ufuklar. Körpe söylemler kanatlanıyor dudak aralarından. Sen benim çıkmazım iç sıkıntılarım yürek sızım. Temel taşı yarınlarımın. Sen benim vefakar dostum. Hep anlatacağım hikayelerimin ilk başı. 06 March UMUDA DAİRUmudun bittiği heryerde; illaki yeni bir başlangıç vardır. Ve bu başlangıç her seferinde yeni umutlara yapılacak yolculuktan ibaret olacaktır... Eğer kendini aşmışsan; korkuların sadece yüzleşmekten ibaret olduğunu bilecek ve anlayacaksındır... Korkmak; umut denizinde yelkensiz teknede kalmaya benzer... Onca rüzgar vardır ama yelkenin olmadığı için rüzgarı arkana alamazsın, hareket edemezsin... Ama korkularını yendiğinde, Umut denizindeki en ufak bir rüzgarda bile millerce yol katedebilirsin... Umutlara dair ne varsa hepsi sır gibi insanın yüreğinde gizlidir... Yeterki iste... Geri kalan herşey geçmişte bir hatıra denizi olarak kalmaya mahkum olacaktır. Görecek ve bunu anlayacaksındır... Güçlü olmak, kendinden emin olmak umutların en güzel ve sağlam başlangıcı olacaktır... Umuda dair ne varsa yaşamaya ve yaşatılmaya değer... Umuda dair ne varsa yaşandıkça olur çok güzel... Umuda dair ne varsa umut edebildikçe ve beklentilere kulak verdikçe gerçeğe döner... Umuda dair yeni umutlarla buluşabilmek ümidi ile..." Ben DeğildimBir akşam-üstü pencerenden bakıyordun Ağır ağır, yollara inen karanlığa. Bana benzeyen biri geçti evinin önünden. Kalbin başladı hızlı hızlı çarpmaya.. O geçen ben değildim. Bir gece, yatağında uyuyordun.. Uyanıverdin birden, sessiz dünyaya. Bir rüyanın parçasıydı gözlerini açan, Ve karanlıklar içindeydi odan... Seni gören ben değildim. Ben çok uzaktaydım o zaman, Gözlerin kavuştu ağlamaya, sebepsiz ağlamaya. Artık beni düşünmeye başladığından Bıraktın kendini aşk içinde yaşamaya.. Bunu bilen ben değildim. Bir kitap okuyordun dalgın.. İçinde insanlar seviyor, ya da ölüyorlardı. Genç bir adamı öldürdüler romanda. Korktun, bütün yininle ağlamaya başladın.. O ölen ben değildim.. Özdemir ASAF |
|
|