ümit's profile˙·٠٠•● uMiT’in YeRi ●•٠٠...PhotosBlogListsMore ![]() | Help |
|
23 February niçin! niçin! niçin!!!peşindemisin?Sen su katilmamis bir askin pesine dustunmu hic..? Gercek,ayaklarimizi yerden kesen bir asktir aradigimiz.. Buyulemeli bizi yasadiklarimiz. O ana kadar basa gelmeyen birsey olmali diye dusunuruz. O aski dolu dolu yasamak isteriz,ondan baskasini gormez hale gelir gozlerimiz.Uykular kacar,ozleriz, aglariz,tedirgin oluruz.. Yuceltirsin asIk oldugun insani,ona asla kendisinde olmayan ozellikler atfedersin Koyacak yer bulamazsin sevdigin insani.. Ancak cok gecmeden de birseyin farkina variriz,hep bir kusku zihinimizde belli belirsiz ama o ana kadar karsimiza hic cikmayan birseydir bu.. Evet ya,asIk oldugun insan senin gibi yasamuyordur iliskiyi.Senin kadar derinden sevmiyor,ozlemiyordur... Senin kadar tedirginde degildir. Ve yikilirsin.. . Kisa bir sure sonra anlarsinki gercek bir askin pesindeyken, karsindaki insan gecici olmasada olur turden bir iliski pesindeymis. . Yikilirsin.. .Elinden de birsey gelmez. Zira aciyi,ayaklarinin onune kirmizi hali sererek sen davet etmissindir. . . sevdiğin kadar sevilirsinYaşlı bir bey, sabah erken evinden çıkmış, yolda ilerlerken, bir bisikletlinin çarpmasıyla yere yuvarlanmış ve hafif yaralanmış. Sokaktan geçenler yaşlı beyi hemen en yakın sağlık birimine ulaştırmışlar. Hemşireler, önce pansuman yapmışlar ve 'biraz beklemesini ve röntgen çekerek her hangi bir kırık veya çatlak olup olmadığını inceleyeceklerini' söylemişler. Yaşlı bey huzursuzlanmış; "acelesi olduğunu, röntgen istemediğini" söylemiş. Hemşireler merakla acelesinin nedenini sormuşlar. "Eşim huzur evinde kalıyor. Her sabah birlikte kahvaltı etmeye giderim, gecikmek istemiyorum" demiş. "Eşinize haber iletir gecikeceğinizi söyleriz" deyince. Yaşlı adam üzgün bir ifade ile "Ne yazık ki karım Alzheimer hastası hiç bir şey anlamıyor, hatta benim kim olduğumu dahi bilmiyor" demiş. Hemşireler hayretle "Madem sizin kim olduğunuzu bilmiyor neden hergün onunla kahvaltı yapmak için koşuşturuyorsunuz?" diye sormuşlar. Adam buruk bir sesle "Ama ben onun kim olduğunu biliyorum" demiş "Çiçek sulandığı kadar güzeldir, Kuşlar ötebildiği kadar sevimli, Bebek ağladığı kadar bebektir. Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin, bunu da öğren, Sevdiğin kadar sevilirsin." Can Yücel 19 February YANLIZLIĞIN GÖLGELERİNDESenden hicbir zaman yollarima serilecek bir omur istemedim. Ya da duygularima sunulacak bir beden diledim senden. Asla senin yureginde bir yudum sevgi damlasi istedim. Dilinde islanan bir kelime, iki dudagindan havaya kanatlanmis bir nefes olmayi diledim ben. Biliyorum hicbir zaman ellerimiz birbirini tutmayacak. Yureklerimiz hep hasretin avuclarinda imkansizligi yasayacak. Lakin karanliklarin icindeyim. Ne olur nefesinden bir yudum hayat yolla. Seni soluyayim havayi solur gibi. Zifiri gecenin icinde kaybolmak uzereyim. Yoklugun kanarken ne olur bir avuc gunesinle karanliklarima gel. Karanliklarin icinde sonbaharda solan bir yaprak gibi dusmek istemiyorum kuru topraga. Anla yurek nufusumda adini sevgili koydugum; gozlerinde sakli aydinligina ihtiyacim var benim.. Eger gelmeyeceksen sevgili ; birak tovbeleri yarim kalmis gunahlarini ser bedenime. Sevgiyi haketmeyen kalbim bari bir ise yarayip kullerimden yalnizlik gulleri yesersin yalnizligin golgelerinde. Bir yudum sevginle duslerime gelmeyeceksen; birak ta sensizligin icinde avuc iclerinden kanatlanayim sonsuzlugun satirlarina. Bir avuc gunesinle karanliklarimi ezmeyeceksen; birak dilinde islanacak son dua, gozbebeklerinde akan son damla olup topraga ben sarilayim. Ben ellerimi uzattim yuregine; nefesinden ya yoklugunu yolla yalnizliga sarilayim ya da gozlerini yolla delice yuregine soluyayim.. Karanliklarima yoklugunun hancerinin dusmesine izin verme; gozlerinde sakli bir avuc gunesle gel yalnizligin golgelerine. SENİN OYUNUNBilmek her zaman kazandırmıyor,
Bazen kazanmayı bilmek gerek. Senin oyununda oynamak çok zor, Senin oyununda kural; kaybetmek. Ödül olarak gurur mu dağıtıyorsun? Bende hiçe sayılmış çok var. Dengesiz bir kaplumbağa gibisin, biliyor musun? Ya tamamaen çekiliyorsun kabuğuna, Ya atıyorsun kabuğunu boşluğa, Çırılçıplak, çirkin kalıyorsun, Ya da sıkıcı bir sır oluyorsun. Adam gibi çıkar kafanı deliğinden, Bul bir kabuk, en güzelinden, Yürü ağır ağır, sessiz ve derinden, Peşinden gelirim, adın gibi biliyorsun. Sevmek her zaman çare olmuyor, Bazen çare olmayı sevmek gerek. Senin oyununda oynamak çok zor, Senin oyununda çare; ölmek... ALINTI AŞKKanadı kırılmış bir kartal gibi,
Sevdanın çölünde bıraktın beni. Hüzün denizinde batan sal gibi, Dalganın elinde bıraktın beni. Bir zaman ey ulu çınarım derdin, Sevgilim, caneşim, tek yarim derdin. Sonbaharda gelen baharım derdin, Kışların selinde bıraktın beni. Hani bu sevdaya azatsız kuldun? Öfkeye kapıldın, inatla doldun. Seni arıyorum, nerede kaldın ? Sevdanın yolunda bıraktın beni. Uzanan elimi tutmadı elin, İki söz demeye yetmedi dilin, Sevda bahçemizde gazelli gülün, Dikenli dalında bıraktın beni. Ahmet NACAR bilmiyorsunBu suskunluğum
Senden ayrı kaldığımdandır Hiç bilmediğim Sigaranın koyu dumanından Nefes nefes çekiyorsam durmadan Bilki tebessümünden Gözlerinden Saçlarından ayrı kaldığımdandır Özledim diye Söylüyor yazıyorsam Bıkmadan usanmadan Bilki teninden Kokundan Aşkından ayrı kaldığımdandır (alıntı) |
|
|